VE

Ve…

Ve kırılmıştı gökyüzü,

Ve içimdeki yangın, dinmişti tarifsiz bir fırtınada.

Kimdim ben?

Kimdiniz siz?

Nasıldı gülmek, ağlamak nasıldı?

Neydi hayal etmek?

Ben miydim yoksa Napolyon?

Ya da; Sen misin o tarifsiz aşkın kurbanı Juliet?

Asıl olan neydi?

Merhaba! Duydunuz da mı geldiniz sesimi?

Yoksa, benim gibi misiniz siz de?

Haydi!…Ne duruyorsunuz orada?

Gitmeyin….

Gidin!

Karanlıktı gece yine.

Sessizdi yıldızlar, ay sessizdi.

Nerede saçlarımı okşayan rüzgarın sesi?

Kimim ben? Kimsiniz siz?

Gördünüz de mi geldiniz?

Gidin!

Ruhum terk etmiş beni benden habersiz!

Siz misiniz ruhum benim?

Ben miyim yoksa ruhunuz sizin?

Çocuktum ben, düşlerim kararmadan önce.

Oyun oynuyordum, misketlerimi gördünüz mü?

Bakın orada işte! Denizin üzerinde, nasılda rengarenk parlıyor?

Hatırlamıyorum seni ?

Gerçekten sevmiş miydin ki beni?

Yoksa diğerleri gibi miydin sen de?

Gitme dedim gittin ama sen de!

Düş müydü bu? Hayal mi yoksa?

Bilemiyorum artık yaşıyor muyum ben?

Boşluktayım sanki hiç doğmamışçasına!

Ölmek istiyorum!

Neydi ölmek?

Bilen var mı bunu?

Ben…ben sanki…

Hatırlıyorum öldüğüm anı.

Sanki hiç yaşamamışım gibi, hiç doğmamışım gibi.

Öldüğümü hatırlıyorum.

Nerede güzel anılar?

Nerede küçük mutluluklar?

Hani? Nerede?

Nerede yaşamımın anlamı olan şeyler?

Yok muydu yoksa bir anlam yaşamımda?

Ya da;

Ben mi anlamlandıramadım yaşamımı yoksa!

Kimim ben…

Kimdim ben…

Ve…

Ve bulutlarla birlikte yitip gitmişti göz yaşlarım,

Kimdin sen?

Kimdiniz siz?

Çiçekler de solmuştu son yaprağına kadar.

Tıpkı hayatın insanları soldurduğu gibi.

Kimdi solduran insanları?

Hayat mı?

Yoksa başka insanlar mı?

Susuyorum…!

Karanlığa…Gölgeye!

Kana kana içmek istiyorum hepsini.

Tıka basa içmek…

Damarlarımda hissetmek.

Kanımın içinde…

İçtikçe susuyorum, kan katıyorum kanıma.

Vahşi bir köpek gibi; Uluyarak, tıksırarak, hırlayarak.

Susuyorum…

Gözlerim ağırlaşıyor ben içtikçe.

Kararıyor gözler sisler içinde.

Kimsiniz siz?

Duydunuz da mı geldiniz sesimi?

Buradaydınız da ben mi görmedim sizi?

Çarpık çurpuk kalmış biçare anılar dolaşıyor gözlerimin önünde.

Gidin!

Gitmeyin…

Duydunuz da mı geldiniz beni?

Durun…

Size söylüyorum,

Ya da öyle sanıyorum…

Aslında kimdir “Siz” dediğim bilmiyorum!

Biliyor muyum?

Bilmiyorum!

Ağlıyorum ben sadece yıldızların haline.

Yalnız ve korkmuş olmalarına benimle birlikte…

Gitmeyin!

Dolup taşan bir nefret var içimde şimdi.

Kime olduğunu bilmesem de!

Var sadece…

Olmaması var olmasından daha kötü bence!

Kimim ben?

“Ben” dediğim kim?

Var mı içimde “Ben” diyen başka bir ben?

Varsa eğer, ben kimim?

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s